Menü

Anket

Sitemizi Beğendiniz mi?
Evet (%74,5)
Hayır (%20,7)
Kararsız (%4,71)

Toplam Oy: 212

Tüm Anketler

Takvim

« Ekim - 2021

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 3592846
 Sitede Aktif: 3
 Ip: 3.239.2.222
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 20
 Toplam Blog: 561
 Toplam Yorum: 28
 Toplam Resim: 6
 Toplam Mesaj: 16

Etiket Bulutu

15 Temmuz 2016 Cumâ Dirilişi adayname aile âile Akdeniz Üniversitesi akrostiş anı Antalya Antalya Palas aşık edebiyatı ÂŞIK EDEBİYATI BABA başbakan başkanlık Bedford, Araba sevdası Biyografi cami cemaat cemiyet chp cuma cumhurbaşkanı çocuk edebiyatı Çocuk Edebiyâtı ÇOCUK ŞİİRLERİ dede deneme DÎNÎ ŞİİRLER DİNİ-MİLLİ ŞİİRLER DÖRTLÜK edebiyat eleştiri eymür eymür köyü eymürname GÜZELLEME halk şiiri halk şiri HÂTIRA hâtıralar HAYAT HİKÂYESİ HECE HECE VEZNİ hiciv İMAM-HATİP PİLÂV GÜNLERİ işkence KADİR GECESİ KÂFİYE komşu ülkeler koşma köy yazıları köyname lüleburgaz MANİ Manzum Fıkralar mızrap NÂMELER Nasreddin Hoca NURİ KAHRAMAN okul edebiyatı ordu ordu hayat ordu hayat gazetesi ordu imam-hatip Palace Palas RAMAZAN RAMAZAN EDEBİYATI recep tayyip erdoğan siyâset şiir toplum türkiye ulubey Yalçın Yüksel Yeni Türkiye zulüm

Blog

RSS Takip Tavsiye Et İndir (.doc) Okunma: 4171
EYMÜR-NÂME 3

EYMÜR YAZILARI EYMÜR-NÂME 2

Nâzım Amca, Hatun Yenge, bir de Rahmi vardı

Fındık vakti çocuklar alt, üst kaynaşırlardı

Avni Amca didinir, hep bir şeyler yapardı

Harmanda bal armuttan dökebilecek miyim?

 

Ayşe Annemiz varmış; gerçek hanımefendi

Hayâtın cilveleri onu genç yaşta yendi

Ne mutlu ki ardından güzel şeyler söylendi

Kader deyip boynumu bükebilecek miyim?

 

Ağa kızı, okumuş; hem zengin, hem şehirli

Dedem atlı, silâhlı; köylü ama seyirli

Dil dökmeyi biliyor; kelimeler sihirli

Köydür, yayladır; gidip, gelebilecek miyim?

 

Kaçıp gitmiş kaç kere çekilecek çileye

Sevgi-saygısında hiç yer vermemiş hîleye

Almışlar, yine kaçmış, dönmemiş âileye

Her şeye rağmen sebat edebilecek miyim?

 

Çekmiş sayısız mihnet; görmemiş kadr ü kıymet

Aşk demiş düşmüş yola, yaşamış bir kıyâmet

Hiç olmazsa kabrinde, gülsün Rabbim, rahmet et

Bilmem orda elini öpebilecek miyim?

 

Nûri Ağa yukarda, yaman Gümüşhâneli

Yardım sever, hem cömert; halka açıkmış eli

Cennet Ana Kur’an’lı, dâim duâda dili

Fânîlerin kahrını çekebilecek miyim?

 

Mınık Mustafa Amca, Homurtlak Sâlih Dede

Bitirdiniz işleri, yolları gele-gide

Tıkıloğlu Sâlim Amca vardı orda bir de

Resimlerini görsem, sökebilecek miyim?

 

Mürseloğlu Mehmet Amca her işlere koşardı

Çalışkan, güleryüzlü; dere-tepe aşardı

Hizmet etmeyi sever; kanatlanır, coşardı

Öldüren töreleri yıkabilecek miyim?

 

Çeşmek gibi gittin de su aldın mı çeşmeden?

Naylon çekebildin mi, çecde kayıp düşmeden?

Sofra işi bitti mi, ayranda gülüşmeden?

Ağzımı zaptederek kalkabilecek miyim?

 

Orman gülü avusun gördüm Tâlib’in dağda

Sarı, gara baldıcan bulunurdu her bağda

Kabaktan arabalar yürütürdük o çağda!

Akasya çiçekleri takabilecek miyim?

 

Kaldığım günler oldu dutların dal ucunda

Az mı kaydık, düştük dağların yamacında?

Kiraz dalda olurdu, yoğurtlar bakracında

Toprağa soya, kürül ekebilecek miyim?

 

Sakartaş bir eyâlet;davul-zurna şenlik var

Havalar uygun adım;sanma senlik-benlik var

Dostluk var, ahbaplık var;muhabbet,yârenlik var

Eymür Tepesi’ne yol bulabilecek miyim?

 

Derler kendilerine; Şâbanbeyoğulları

Çalarlar zurnaları, vururlar davulları

Kimi gurbeti seçti, yüklendi bavulları

Ben hep böyle burada kalabilecek miyim?

 

Kahramanoğlu Hâlis, Şâban ile Süleyman

Sırayla hepsini de alıp götürdü zaman

Beride Kara Mehmet, daha nice Kahraman

Herkesleri kaleme dökebilecek miyim?

 

Dobuç Ali derlerdi, hangi arada gitti?

Durmuş ile Ârif’in eceli önce yetti

Cemil Âbi kapağı İstanbul’lara attı

Onun gibi tesbihler çekebilecek miyim?

 

Sigara dumanları tıkadı nefesini

Oğlu Remzi Amca’nın tanımadım sesini

Tabakası Cemil’de, yakıyor lülesini

Dumanının altında çökebilecek miyim?

 

Şâban’ın Abdullâh’ı yaşıyor köşesinde

Gamı-kasaveti yok, hayâtın neşesinde

Muhabbet yaprak açar; dutunda, meşesinde

Sohbet çınarlarına çıkabilecek miyim?

 

Kara Mehmed’in Mecit, köyün kabadayısı

Mâcerâları çoktur; belli değil sayısı!

Yan bakar, hiç korkmadan; ne kurdu, ne ayısı!

Bir kapıdan dört kişi sökebilecek miyim?!

 

Dal ucunda bir kiraz, görmeye görsün hele!

Derler ki, bir tek taşla düşürür onu yere

Tam bir Eymürlü’dür o; bıçkı, nacak, kösere

Arı kovanlarına bakabilecek miyim?

 

Kahramanoğlu Sâdık, gitti Bökelek’lere

Renk ayrı, desen ayrı; bakın kelebeklere

Bökeleyen hayvanlar gong vurur keleklere!

Önünü almak için sekebilecek miyim?

 

Poşu Dursun, Gamuun Dursun ve Kös’oğlu Dursun

Hacı Danacı Dursun, bir de Çüşlüğün Dursun

Kalaycılık yapardı, merhum Höşülün Dursun

“Dursun, Dursun” denirken durabilecek miyim?

 

Yılların Eymürlü’sü İstanbul’da can verdi

Hep köyünde yaşarken, orda ölür kim derdi?

Fikir Teyze beyini kucağında gönderdi

Salavâtlı, duâlı gidebilecek miyim?

 

Mısır tarlalarında çok bostan kovaladık

Ateşlim, mendil kapma; kadro çok kalabalık

Gece ay ışığında az mı çötre oynadık?!

Çalılar, çortlar yığıp yakabilecek miyim?

 

Dev kiraz ağacıyla hatırlıyorum onu

Her fânî gibi o da, yaşadı; geldi sonu

Eminoğlu Mustafa, elinde hep bastonu

Hayâllerine selâm çakabilecek miyim?

 

Sülâlesi bir sürü, her biri ayrı âlem

Kader Ali Amca’nın üstüne çekti kalem

Sabırlar dileyelim diğerlerine mâdem

Başa gelince ben de çekebilecek miyim?

 

Dursun-Ayşe çiftinin sonları kurşun oldu

Kazâ-kader gerçeği onları böyle buldu

Sâlih, Bâki, Şükrü’nün gözleri yaşla doldu

Tesellî yüzlerine bakabilecek miyim?

 

Dursun Amca, Havse Ana, bir de oğul Halil

Günâlara keffâret; işte çileler delil

Akar sazda çeşmesi, sızlanır melil melil

Şırıl şırıl sulardan içebilecek miyim?

 

Orbuz Kâni Usta’yı ecel buldu Çaka’da

Kendi yaptığı kazâ, götürdü o dakkada

YâRabb, yakınlarıyla buluştur Sen ukbâda

Rasûlün civârına göçebilecek miyim?

 

Meliye Yenge gitti, susuverdi kelekler

Çiçekleri kurudu, şaşırdı kelebekler

Ahır köşelerinde küf tutuyor şelekler

Harmanlarında mısır görebilecek miyim?

 

Köpeği Keyzi bile ağladı gidişine

Şimdi varıp da kimin, takılacak peşine?

Kuşlar nağme katardı muhabbet edişine

Güzel günlere kanat vurabilecek miyim?

 

Kekil’in Mehmet Ali, beli bükük çınardı

Hasan Amca rızkını kaşda, purda arardı

Çizmeli Sâit Amca, boyda rekor kırardı

Dünün sayfalarını açabilecek miyim?

 

Bayramın Hilmi Amca, Ankara’da yaşıyor

Ali Amca gurbeti yetimlerle taşıyor

Kadir Paşa, kamyonla köy-yayla dolaşıyor

Kırtıllı tepeleri aşabilecek miyim?

 

Kalyon Ahmet’le Mehmet, bekler değirmeninde

Ne onlar, ne değirmen; yeller eser yerinde

Osman Ulusoy Amca, arı peteklerinde

Derelerden Şayıb’a geçebilecek miyim?

 

Taş dönerken izlemek heyecanlı bir şeydi

Üst taraf ahşap oluk, altı çark pervâneydi

Taş döner, un savrulur; manzara şahâneydi

Fotoğraf olsa, paha biçebilecek miyim?

 

Karadanoğlu Âdem, hep sevgiyle bakardı

Hayriye Nine’mizin dilinden bal akardı

İbrâhim Amca camda tabakayı yakardı

Dumanıyla göklere uçabilecek miyim?

 

Kamyoncu Osman Amca, kardeş Bâki yan yana

Ordu’nun nüfus işi sorulmalı Hasan’a

Hüseyin şoförden çok bandir çocuklara

Dedeleri için el açabilecek miyim?

 

Korucu’nun Tevrat’ın, gelir öksürük sesi

Paket üstüne paket, elbet zorlar nefesi

Muhabbeti çekilir, yerindedir neşesi

Mezarlıkta taşları seçebilecek miyim?

 

Abbas Amca, dükkânda boyalı kalem var mı?

Kâni Âbi, bu lâstik, ayağıma uyar mı?

Şu mantar tabancası, mantarları yakar mı?

Akide şekerleri yutabilecek miyim?

 

Mehmet Ali Dede’miz, Şeker Teyze, Ramadan

Kendi hâlleri üzre çekildiler aradan

Zararsız insanlardı, rahmet etsin Yaradan

Dar yoldan dedemgile geçebilecek miyim?

 

İkibin dört, mart ayı, Mehmet’leri de gitti

Ne zamandır hastaydı; yandı, eridi, bitti

Altun Yenge, Muammer, Râşit nasıl sabr’etti?

Yetimlerine kucak açabilecek miyim?

Not: Devamı Düzenleniyor. (Tamamı 300 Kıtadır.)


Etiketler: ulubey,  eymür,  eymür köyü,  köyname,  ordu,  eymürname,  
Konu Yoruma Kapalı
» Benzer 5 Konu
 Konu Başlığı Tarih Okunma
 EYMÜR-NÂME 1 8/2/2009 4198
 EYMÜR-NÂME 2 8/2/2009 3979

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
POPÜLER MASONLAR ORDUDA (6131)
AKROSTİŞ YAZILARI (5019)
FOTOĞRAF-NÂME (4707)
EYMÜR-NÂME 1 (4198)
EYMÜR-NÂME 3 (4171)
EYMÜR-NÂME 2 (3979)
MODA-NÂME (3973)
Nûri KAHRAMAN (3614)
Bedford-nâme (3527)
BAYRAMLAŞALIM DOSTLAR! (3514)
ÜÇ ÖZTÜRK, BİR MEVLÂNÂ.. (1)
CHP-NÂME (1)
GACAROĞLU AHMET EFENDİ (1876-1962) (1)
FOTOĞRAF-NÂME (4)
37 YIL ÖNCESİ, KÖYDE BU GÜN.. (1)
NASIL BİR İL BAŞKANI? (1)
ERKAN TEMİZ BEYİN TELEFONU (1)
BİZ DE İMAM-HATİPLİYİZ Sn. ADİL AKYURT (1)
MODA-NÂME (3)
AKROSTİŞ YAZILARI (4)
 

Www.GirdapTasarim.Com Tarafından Hazırlanmıştır...