Menü

Anket

Sitemizi Beğendiniz mi?
Evet (%74,5)
Hayır (%20,7)
Kararsız (%4,71)

Toplam Oy: 212

Tüm Anketler

Takvim

« Ekim - 2021

»

PT SL ÇŞ CM CT PZ
1 2 3
4 5 6 7 8 9 10
11 12 13 14 15 16 17
18 19 20 21 22 23 24
25 26 27 28 29 30 31

İstatistikler

 Toplam Hit: 3592661
 Sitede Aktif: 3
 Ip: 3.239.2.222
 Browser: Default - 0.0
 Toplam Kategori: 20
 Toplam Blog: 561
 Toplam Yorum: 28
 Toplam Resim: 6
 Toplam Mesaj: 16

Etiket Bulutu

15 Temmuz 2016 Cumâ Dirilişi adayname aile âile Akdeniz Üniversitesi akrostiş anı Antalya Antalya Palas aşık edebiyatı ÂŞIK EDEBİYATI BABA başbakan başkanlık Bedford, Araba sevdası Biyografi cami cemaat cemiyet chp cuma cumhurbaşkanı çocuk edebiyatı Çocuk Edebiyâtı ÇOCUK ŞİİRLERİ dede deneme DÎNÎ ŞİİRLER DİNİ-MİLLİ ŞİİRLER DÖRTLÜK edebiyat eleştiri eymür eymür köyü eymürname GÜZELLEME halk şiiri halk şiri HÂTIRA hâtıralar HAYAT HİKÂYESİ HECE HECE VEZNİ hiciv İMAM-HATİP PİLÂV GÜNLERİ işkence KADİR GECESİ KÂFİYE komşu ülkeler koşma köy yazıları köyname lüleburgaz MANİ Manzum Fıkralar mızrap NÂMELER Nasreddin Hoca NURİ KAHRAMAN okul edebiyatı ordu ordu hayat ordu hayat gazetesi ordu imam-hatip Palace Palas RAMAZAN RAMAZAN EDEBİYATI recep tayyip erdoğan siyâset şiir toplum türkiye ulubey Yalçın Yüksel Yeni Türkiye zulüm

Etiket: RAMAZAN

Haz`15
18
RAMAZAN EDEBİYÂTI
RAMAZAN EDEBİYÂTI

Yorumlar(0)

-DÖRTLÜKLER-

DÖRT DÖRTLÜKLER

---O-O-O---

1.DÖRT DÖRTLÜK

BAŞLARKEN

Hayra hayırla başla, Besmele’yi unutma!

Şükr’et dâim Allâh’a; Hamdele’yi unutma!

Âlemlere rahmettir, Yüce Peygâmberimiz;

Salât ü Selâm getir; Salvale’yi unutma!

DERYÂ

Hoş geldin, sefâlar getirdin; cânım efendim!

Buyur tam baş köşeye, ey sultânım efendim!

Sen ey Rahmet deryâsı, kâlbimizde yerin var;

N’olur, tut elimizden; Ramazân’ım Efendim!

KUTLAMA

Rahmet Ayı Ramazan, herkese kutlu olsun!

Herkesler nasiplensin, herkesler mutlu olsun!

Korusun Hak, namazsız-oruçsuz  yaşamaktan;

Güzel insanlarımız, dâim umutlu olsun!

İLK GÜN

İlk terâvihi kıldık, bugün ilk orucumuz;

Kâbul eyle Yâ Rabbi, affeyle hep suçumuz;

Merhabâ ey Ramazan; bereketler lûtfeyle;

Boş çıkmasın bayrama, elimiz-avucumuz!

2.DÖRT DÖRTLÜK

MERHABÂ

Merhabâ ey gülenler, ağlayanlar merhabâ!

Aşkını umman yapıp çağlayanlar, merhabâ!

Tutulmuş gider herkes bir sevgili peşinden;

Gönlünü yalnız Hakk’a bağlayanlar, merhabâ! 

PUSULA

Hoş geldin ey Ramazan, ey sonsuz rahmet ayı!

Hem gurbetten bunaldık, hem unuttuk sılayı!

Sensin hatırlatacak, yolları-yordamları!

Buldur bize ne olur, harita-pusulayı!...

YETMİŞLİ YILLAR!

Ramazanlar hep güzel, tanıdığımdan beri!

Hele çocukluğumda, vardır apayrı yeri!

Neydi sevgili dostlar, şu yetmişli yıllarda;

Top sesini beklemek, iftar vakti üzeri?! 

İKİNCİ GÜN

Dün birdi, bu gün iki; yarın üç, dört, beş derken;

Bir bakarsın bitmiştir, umulandan da erken!

Âh bir memnun ayrılsa, Ramazan misâfiri;

Bayram arifesinde, vedâ edip giderken!... 

3.DÖRT DÖRTLÜK

ÜÇÜNCÜ GÜN

Oruçta üçüncü gün, işte hemen alıştık;

Akşam terâvihlerde câmilere doluştuk!

Ne güzel bir coşku bu, nasıl tatlı heyecân?!

Daha yolun başında, muhabbetle buluştuk!

MUKÂBELE!

Ramazan Kur’an ayı; Mushaf alınır ele;

Köyde, kentte, her yerde; okunur mukâbele…

Koşulur câmilere, çoluk-çocuk, kız-kızan;

Bu ayda her adıma, sınırsız mukâbele!

DEĞİŞİM!

Hasret bitti çok şükür, geldi Ramazan Ayı

Neşelendi dünyâmız, bağı-bahçesi, köyü

Yâ Rabb lûtfet erdemi, sonsuz güzellikleri;

Değişsin hepimizin, edâsı, tavrı, huyu!... 

ÇOK ACI!

Ramazan’da da aynı; her yandan kötü haber!

Kardeşleri yurdundan ediyorlar tî-teber!

Yâ Rabbi, ne olursun; değişmeyecek mi hiç?

Bu manzara, bu acı; perişanlık, bu kader? 

4.DÖRT DÖRTLÜK 

MEVSİM

Rabbimiz rahmet için gönderdi Ramazânı;

Gönüller bayramdadır; şimdi vuslat zamânı!

Merhabâ mâh-ı gufrân, merhabâ güzel mevsim;

Ey sevaplar bahârı;  günâhların hazânı!...

 

FORMÜL

Ramazan, günâhları, yakıp yok eden bir ay;

Kadr ü kıymetini bil, kurtuluşa ol aday!

“Başı RAHMET, ortası MAĞFİRET, sonu NECÂT:”

Yâni, sonsuz mutluluk; Rabbimiz kılsın kolay!

 

4.GÜN

Bu gün dördüncü günde; bahtiyâr, hem zindeyiz;

Yüce Hakk’ın yolunda, Rasûlün izindeyiz!

Ramazan’la berâber, aşkla, şevkle, sevgiyle;

Namazın mîrâcında, orucun feyzindeyiz!...

 

YOL

Oruç mu bizi tutar, biz mi orucu dostlar?!

Allâh aşkına bunun, neyi yorucu dostlar?

Velev ki öyle olsa, değmez mi hiç yine de;

Cennete varacaksa, yolun bir ucu dostlar?!

5.DÖRT DÖRTLÜK

6.DÖRT DÖRTLÜK 

7.DÖRT DÖRTLÜK

8.DÖRT DÖRTLÜK

9.DÖRT DÖRTLÜK 

10.DÖRT DÖRTLÜK

11.DÖRT DÖRTLÜK

12.DÖRT DÖRTLÜK 

13.DÖRT DÖRTLÜK

14.DÖRT DÖRTLÜK

15.DÖRT DÖRTLÜK 

16.DÖRT DÖRTLÜK

17.DÖRT DÖRTLÜK

18.DÖRT DÖRTLÜK 

19.DÖRT DÖRTLÜK

20.DÖRT DÖRTLÜK

21.DÖRT DÖRTLÜK 

22.DÖRT DÖRTLÜK

23.DÖRT DÖRTLÜK

24.DÖRT DÖRTLÜK 

25.DÖRT DÖRTLÜK

26.DÖRT DÖRTLÜK

27.DÖRT DÖRTLÜK 

28.DÖRT DÖRTLÜK

29.DÖRT DÖRTLÜK

30.DÖRT DÖRTLÜK

 

 MANİLER 

 

Ramazan geldi eyvallâh

Rahmet gönderdi Allâh

Hoş geldin gözümüz aydın

Hoş geldin bârekâllâh!..

 

Ramazan’ın evveli

Rahmetin şefkât eli

İftar, Terâvih, Sahur

Coşkusuna ermeli

 

Bu gece ayın evveli

Açıldı İslâm’ın gülü

Geldi Mübârek Ramazan

Mesrûr etti cân ü dili

 

Şükür bu aya girdik

Akşam hilâli gördük

Sevinçlere garkolup

Yüzü secdeye sürdük

  

Onbir ayın sultânı

Kıymetlidir her ânı

Hoş geldin ey Ramazan

Süslüyorsun cihânı

 

 

Ramazan ikinci gün

Mümine şenlik, düğün

Gelsin mukâbeleler

Sabah-akşam, üç öğün

 

Ramazan’ın üçüdür

Îmânımız güçlüdür

Sahur sevdâ bahçesi

İftar Cennet gülüdür

 

Bu gün orucun dördü

Bitmez insanın derdi

Rabbimiz derman için

Ramazan'ı gönderdi

 

Ramazan’ın beşine

Toprağına taşına

İftar, Terâvih, Sahur

Düştüm sevdâ peşine

  

Ramazan’ın altısı

Ramazan gül tatlısı

Reyyâna doğru koşar

Seherlerin atlısı

 

Ramazan’ın yedisi

Gitti dörtte birisi

Misâfir aceleci

Çabuk geçer gerisi

 

Ramazan’ın sekizi

Ay güneşin ikizi

Yağdırır nurlarını

Olur Reyyân denizi

 

Ramazan’ın dokuzu

Barışık kurtla kuzu

Sarsın kardeşlik rûhu

Kuşatsın yurdumuzu

 

Ramazan’ın onudur

İlk dilimin sonudur

Rahmetten mağfirete

Necât  esas konudur

  

Ramazan’ın yirmisi

Kadir bundan gerisi

Gezer gecelerinde

Ev ev cennet perisi

 

Ramazan’ın hilâli

Güzelliktir her hâli

Tutunmayanın olmaz

Doğrulmaya mecâli

 

Deniz suyu serindir

Ufukları derindir

Bir tek hurma da olsa

Bir mü’mini sevindir

  

Bu ayın başı rahmet

Ortasında mağfiret

Necat bulur sonunda

Cehennemden bu ümmet

 

Bağda gördüm kekliği

Üzdü beni tekliği

Nedir doymayanlardan

Mîdelerin çektiği?

 

Kem sözden dilini tut

Orucun gülünü tut

Terâvihlere götür

Çocuğun elini tut

 

Ramazan sultan bize

Rahmet-i Rahmân bize

Cennet nîmetleriyle

Dopdolu harman bize

 

Müminler oruç tutar

Kâlpleri hep bir atar

İnanan gönüllere

Ramazan coşku katar

 

İşte geldim kapınıza

Selâm verdim yapınıza

Selâmımı almaz isen

Daha gelmem kapınıza

 

 Ramazanın davulu

İçinde mani dolu

Bahşişleri bol verir

Beyim bir ağa oğlu

 

Dömbeleğe nem indi

Yüreğime gam indi

Sahur sahur koşarken

Pabuçlarım delindi

 

Evlerinin önü mersin

Yolum gider tersin tersin

Küçük beyden bahşiş aldım

Allâh uzun ömür versin…

 

Ramazan’ın dördü mü?

Hilâlini gördün mü?

Sahurun melekleri

Saçlarını ördü mü?

 

Irmaklar dolu çakıl

Oruç tut, namazı kıl

Kullukta gayretli ol

Var ise sende akıl

 

Ramazan vefâ şehri

Zevk ile sefâ şehri

Bîçâre gönüllerin

Mânevî şifâ şehri

 

Dede torun elele

Gidiyorlar câmiye

Çocuklar kaçışıyor

Arkada güle güle

 

Misâfirim nazlandı

Börek diye sızlandı

Tam bir sini yedi de

Ondan sonra uslandı

 

Sokak yolu dar mıdır?

Minâresi var mıdır?

İftara kal diyorlar

Acep aslı var mıdır?

 

Balık oynar tavada

Herkes ayrı havada

Oruç tutmada değil

İş ona tutulmada

 

Oruç kendini tutmak

Tutup nefsi uyutmak

Orucu bozmazmış hem

Sabredip acı yutmak

 

Ramazan hatırına

Çıktım sahur turuna

Ses kısıldı, bakmayın

Davulcu kusuruna

 

Sofralar donatırsın

Mîdeyi boylatırsın

Fazla ileri gitme

Orucu çatlatırsın

 

Duvardan kedi atladı

Bekçinin ödü patladı

Merak etme bekçi baba

Bey kesesini yokladı

 

Ayağında ıskarpin

Duyamadım ne dedin

Ramazan ikram ayı

Dolu olsun hep cebin

 

İstanbul’dan gelen katar

Kamçısını göğe atar

Benim ağam çok cömerttir

Çifte onluk birden atar

 

Eski câmi direk ister

Onarmaya yürek ister

Benim karnım toktur ammâ

Arkadaşım börek ister

 

Günâh olsa da yığın

Yine sen O’na sığın

Gazâbını geçmiştir

Rahmeti Rabbımız’ın

  

Nâra atar mı seni?

Nûra katar mı seni?

Sen mi oruç tutarsın

Oruç mu tutar seni?

  

Ramazan bir bahara

Benzer gelse de kara

Gecelerin kadrini

Son on gününde ara

 

Dömbeleğim teneke

Koşarım seke seke

Cebimde fındık vardı

Bitirdim çeke çeke

 

Bak bülbül sadâsına

Şükreder Hüdâsına

Âşıklar boyun eğmiş

Yalvarır  Mevlâsına

 

Gökyüzünün melekleri

Devran eder felekleri

Bu ayda ikrâm edenin

Zâyî olmaz emekleri

 

Ramazan aşk şehridir

Mâneviyât nehridir

Arıtır gönülleri

Sonu Cennet mührüdür

   

Kalkmazsan kırılırım

Eşikte kıvrılırım

Yine bahşiş gelmezse

Kahrolur, yıkılırım

 

Dömbeleğin zılgıtı

Dolaşırız çat kapı

Tüm apartman uyandı

Bir tek kaldı alt katı

 

Hava sıcak terlerim

Birçok mâni derlerim

Bu akşam dâvetim var

Sizleri de beklerim

  

Mutfakta soğan doğrar

Bekârlığa tövbekâr

Beyim yufka yürekli

Gözyaşı döker, ağlar

  

Şu sokağa varayım

Tam başında durayım

Bu defâ da duymazsa

Kapıyı mı kırayım?

 

Fındık kurur çeç olur

Müminler güleç olur

Bahşişimi ver beyim

Yoksa bayram geç olur

 

 Baklava sini sini

Görmedim gibisini

Başka bahşiş istemem

Verseler birisini

 

Göz aydın hepimize

Mübârek günler bize

Onbir ayın sultânı

Hoş geldin evimize

 

Bu gece ayın evveli

Açıldı İslâm’ın gülü

Geldi Mübârek Ramazan

Mesrûr etti cân ü dili

 

Eriştik Ramazan’a

Şükür kavuşturana

Bu ayda oruç tutmak

Huzur verir insana

 

Ramazan hoş misâfir

Bize çok değer verir

Yazar beratımızı

Cennetlere gönderir

 

Hakk’ın bize ihsânısın

Hem ayların sultânısın

Sen bir saâdet kânısın

Ey mâh-ı sultân merhabâ

 

Hoş geldin kutlu misâfir

Kâlbimiz senin haydi gir

Arındır tüm lekelerden

Bırakma rûhumuzda kir

  

İşte geldim kapınıza

Selâm verdim yapınıza

Selâmımı almaz isen

Daha gelmem kapınıza

 

Nine nine kalksana

Pencereden baksana

Kalkmazsan koca nine

Zor çıkarsın akşama!

 

Evlerinin önü mersin

Yolum gider tersin tersin

Küçük beyden bahşiş de aldım

Allâh uzun ömürler versin…

Güm, güm be de güm güm…

 

Câmide arkadaşlar

Kaynaşır coşku başlar

Rahmet ayıdır bu ay

Gözlerden yağar yaşlar 

 

İşte geldim ekim büküm

Sırtımda davuldur yüküm

RamazânıŞerîf hayrola

Cümleye selâmünaleyküm

 

Sokak yolu dar mıdır?

Minâresi var mıdır?

İftara kal diyorlar

Acep aslı var mıdır?

 

Ramazan hatırına

Çıktım sahur turuna

Ses kısıldı bakmayın

Davulcu kusuruna

 

İstanbul’dan gelen katar

Kamçısını göğe atar

Benim ağam çok cömerttir

Çifte onluk birden atar!

 

Ezanlar hep okundu

İftarlığım lokumdu

Aç karnına çok yedim

Bana biraz dokundu!

 

Eski câmi direk ister

Onarmaya yürek ister

Benim karnım toktur ammâ

Arkadaşım börek ister!

 

Günâh olsa da yığın

Yine sen O’na sığın

Gazâbını geçmiştir

Rahmeti Rabbımız’ın

 

Davulum gündüz yatar

Gece durmaz, tur atar

Hayâlinin peşinden

Tozu dumana katar!

 

Karşıma fener geldi

Aklıma neler geldi

Börek bekledim ammâ

Sofraya döner geldi

 

Şekerim var ezilecek

Al tülbentten süzülecek

Bekletmeyin ah efendim

Çok kapım var gezilecek

 

Mâni mâni üstüne

Mâni başım üstüne

Davulcu diller döker

Biraz börek kastına

 

Davulum gündüz uyur

Gecede güm güm vurur

Sen de bir şey atmazsan

Dilim-damağım kurur!

 

Bak bülbül sadâsına

Şükreder Hüdâsına

Âşıklar boyun eğmiş

Yalvarır  Mevlâsına

 

Gökyüzünün melekleri

Devran eder felekleri

Bu ayda ikrâm edenin

Zâyî olmaz emekleri

 

Herkes uykuya daldı

Uyku evleri aldı

Sizleri uyandırmak

Biz çocuklara kaldı

 

Akşamdan pilâvı pişirdim

Gene karnımı şişirdim

Çok mani diyecektim ama

Defteri yolda düşürdüm

 

Halayıklar halayıklar

Ocak başında uyuklar

Davul sesini duyunca

Pirincin taşın ayıklar

 

Ne uyursun, ne uyursun

Bu uykuda ne bulursun?

Kıl namazı, tut orucu

Tüm dertlerden kurtulursun

 

Su içtim serinledim

Derde düştüm inledim

Takvimde okuyunca

Büyük sözü dinledim

 

Güm güm kapı çatlayacak

Sahur vakti atlayacak

Uyanın ey uykucular

Davulumuz patlayacak

 

Hava sıcak terlerim

Birçok mâni derlerim

Bu akşam dâvetim var

Sizleri de beklerim

 

Ne yaptıksa olmadı

Kimse bizi duymadı

De uyanın komşular

Daha mânî kalmadı!

 

RAMAZAN-NÂME

 

Rahmetiyle gelir hep

Ne güzeldir Ramazan!

Mü’minde hayâ, edep

Ne güzeldir Ramazan!

 

İftar, Terâvih, Sahur

Müslüman olgun, vakûr

Her yer, her yanda huzûr

Ne güzeldir Ramazan!

 

Akşam, top sesi bekler

Püfür püfür yemekler

Hep bizimle melekler

Ne güzeldir Ramazan!

 

Gürül gürül mü’minler

Coşar hep müezzinler

Salavâtlar, âminler

Ne güzeldir Ramazan!

 

Fitre ve zekât ayı

Yardımda yoktur sayı

Şenlendirir dünyâyı

Ne güzeldir Ramazan!

 

Çocuklar neş’e dolu

İşgâl(!) ederler yolu

Kaplarlar sağı-solu

Ne güzeldir Ramazan!

 

Oyunlar çeşit çeşit

Cıvıltıyı duy, işit

Oruçta herkes eşit

Ne güzeldir Ramazan!

 

Terk edilir kem sözler

Aşka boyanır özler

Mânâ seyrinde gözler

Ne güzeldir Ramazan!

 

Evde-köyde muhabbet

Kutlu ayında ümmet

Bayram ediyor millet

Ne güzeldir Ramazan!

 

Bin aydan hayırlı bir,

Gece Leyle-i Kadir

Hak, bu ayda vermiştir

Ne güzeldir Ramazan!

 

Hak gönderdi Kur’ân’ı

Boldur bize gufrânı

Onbir ayın sultânı

Ne güzeldir Ramazan!

 

Gider bir gün, akşamla

Bırakır bizi gamla

Hediyesi bayramla

Ne güzeldir Ramazan!

 

Kadrini hep bilmeli

Gerçek mü’min olmalı

Ebediyen gülmeli

Ne güzeldir Ramazan!


KADİR-NÂME 

Leyle-i Kadirdir Kur’an’da adı
Bu gece bir “kadir bilme” gecesi
Mevlâ’nın kullardan budur murâdı
Varlığın farkında olma gecesi…


Âlemler içinde özge âlemsin
Kâinâtın göz bebeği âdemsin
Hayat bir defterdir, sen de kalemsin
Aşk mürekkebiyle dolma gecesi…


Bin aydan hayırlı; selâm, selâmet
Rabbini bilmek, kerem; kerâmet
Rahman, kullarına eder merhamet
Bağış kapılarını çalma gecesi…


Ümitsizlik yok; aslâ, bir defâ
Kaçarak eyleme kendine cefâ
Hadi koş, katıl; sen de bir safa
Rahmet deryâsına dalma gecesi…


Ne kadar olsa da, cürmün-günâhın
Af kapısı dâim, açık Allâh’ın
Tavrını örnek al Rasûlullâh’ın
Huzur’da kendini bulma gecesi…


Ramazan âdetâ Nûh’un gemisi
Cehennemden necat, en ilerisi
Sen hele bir yönel, gelir gerisi
Fecre dek secdede kalma gecesi…

Terk et yanlışları, yönel Allâh’a
Dönmemeye azm’et aslâ bir daha
Kimin garantisi var ki sabâha?
Tevbeyle kirleri silme gecesi…


Nûrânî, verirken ele talkını
Uyarırken milletini, halkını
Unutma dâvânı, kendi ülkünü
Şeytana, hem nefse çelme gecesi…


Bir fırsat iklîmi, nur bereketi
Arınma çarşısı, aşk hareketi
Bulmak için en sonunda cenneti
En başa, en önde gelme gecesi…


Filistin, Arakan, Sûriye, Kerkük
Her taraflar yıkık, her taraf dökük
Beşer kan ağlıyor, boyunlar bükük
Gözlerin çağlayıp, dolma gecesi…


Bu gece herkese mübârek olsun
İnsanlık selâmet, saâdet bulsun
Gözümüz, gönlümüz nurlarla dolsun
Kâlpleri sevdâya salma gecesi...


İşte budur sözün özü-özeti
Hakk'a kulluktadır ömrün lezzeti
Murâd ediyorsan hakta izzeti
İşte kullara, yükselme gecesi...


Nasip olsun felâh cümle ümmete
Rabbim nusret versin halka millete
Zevâl vermesin; ülkeye, devlete;
Duâlarda birlik olma gecesi...


Haz`15
18
RAMAZAN EDEBİYÂTI
RAMAZAN EDEBİYÂTI

Yorumlar(0)

-DÖRTLÜKLER-

DÖRT DÖRTLÜKLER

---O-O-O---

1.DÖRT DÖRTLÜK

BAŞLARKEN

Hayra hayırla başla, Besmele’yi unutma!

Şükr’et dâim Allâh’a; Hamdele’yi unutma!

Âlemlere rahmettir, Yüce Peygâmberimiz;

Salât ü Selâm getir; Salvale’yi unutma!

DERYÂ

Hoş geldin, sefâlar getirdin; cânım efendim!

Buyur tam baş köşeye, ey sultânım efendim!

Sen ey Rahmet deryâsı, kâlbimizde yerin var;

N’olur, tut elimizden; Ramazân’ım Efendim!

KUTLAMA

Rahmet Ayı Ramazan, herkese kutlu olsun!

Herkesler nasiplensin, herkesler mutlu olsun!

Korusun Hak, namazsız-oruçsuz  yaşamaktan;

Güzel insanlarımız, dâim umutlu olsun!

İLK GÜN

İlk terâvihi kıldık, bugün ilk orucumuz;

Kâbul eyle Yâ Rabbi, affeyle hep suçumuz;

Merhabâ ey Ramazan; bereketler lûtfeyle;

Boş çıkmasın bayrama, elimiz-avucumuz!

2.DÖRT DÖRTLÜK

MERHABÂ

Merhabâ ey gülenler, ağlayanlar merhabâ!

Aşkını umman yapıp çağlayanlar, merhabâ!

Tutulmuş gider herkes bir sevgili peşinden;

Gönlünü yalnız Hakk’a bağlayanlar, merhabâ! 

PUSULA

Hoş geldin ey Ramazan, ey sonsuz rahmet ayı!

Hem gurbetten bunaldık, hem unuttuk sılayı!

Sensin hatırlatacak, yolları-yordamları!

Buldur bize ne olur, harita-pusulayı!...

YETMİŞLİ YILLAR!

Ramazanlar hep güzel, tanıdığımdan beri!

Hele çocukluğumda, vardır apayrı yeri!

Neydi sevgili dostlar, şu yetmişli yıllarda;

Top sesini beklemek, iftar vakti üzeri?! 

İKİNCİ GÜN

Dün birdi, bu gün iki; yarın üç, dört, beş derken;

Bir bakarsın bitmiştir, umulandan da erken!

Âh bir memnun ayrılsa, Ramazan misâfiri;

Bayram arifesinde, vedâ edip giderken!... 

3.DÖRT DÖRTLÜK

ÜÇÜNCÜ GÜN

Oruçta üçüncü gün, işte hemen alıştık;

Akşam terâvihlerde câmilere doluştuk!

Ne güzel bir coşku bu, nasıl tatlı heyecân?!

Daha yolun başında, muhabbetle buluştuk!

MUKÂBELE!

Ramazan Kur’an ayı; Mushaf alınır ele;

Köyde, kentte, her yerde; okunur mukâbele…

Koşulur câmilere, çoluk-çocuk, kız-kızan;

Bu ayda her adıma, sınırsız mukâbele!

DEĞİŞİM!

Hasret bitti çok şükür, geldi Ramazan Ayı

Neşelendi dünyâmız, bağı-bahçesi, köyü

Yâ Rabb lûtfet erdemi, sonsuz güzellikleri;

Değişsin hepimizin, edâsı, tavrı, huyu!... 

ÇOK ACI!

Ramazan’da da aynı; her yandan kötü haber!

Kardeşleri yurdundan ediyorlar tî-teber!

Yâ Rabbi, ne olursun; değişmeyecek mi hiç?

Bu manzara, bu acı; perişanlık, bu kader? 

4.DÖRT DÖRTLÜK 

MEVSİM

Rabbimiz rahmet için gönderdi Ramazânı;

Gönüller bayramdadır; şimdi vuslat zamânı!

Merhabâ mâh-ı gufrân, merhabâ güzel mevsim;

Ey sevaplar bahârı;  günâhların hazânı!...

 

FORMÜL

Ramazan, günâhları, yakıp yok eden bir ay;

Kadr ü kıymetini bil, kurtuluşa ol aday!

“Başı RAHMET, ortası MAĞFİRET, sonu NECÂT:”

Yâni, sonsuz mutluluk; Rabbimiz kılsın kolay!

 

4.GÜN

Bu gün dördüncü günde; bahtiyâr, hem zindeyiz;

Yüce Hakk’ın yolunda, Rasûlün izindeyiz!

Ramazan’la berâber, aşkla, şevkle, sevgiyle;

Namazın mîrâcında, orucun feyzindeyiz!...

 

YOL

Oruç mu bizi tutar, biz mi orucu dostlar?!

Allâh aşkına bunun, neyi yorucu dostlar?

Velev ki öyle olsa, değmez mi hiç yine de;

Cennete varacaksa, yolun bir ucu dostlar?!

5.DÖRT DÖRTLÜK

6.DÖRT DÖRTLÜK 

7.DÖRT DÖRTLÜK

8.DÖRT DÖRTLÜK

9.DÖRT DÖRTLÜK 

10.DÖRT DÖRTLÜK

11.DÖRT DÖRTLÜK

12.DÖRT DÖRTLÜK 

13.DÖRT DÖRTLÜK

14.DÖRT DÖRTLÜK

15.DÖRT DÖRTLÜK 

16.DÖRT DÖRTLÜK

17.DÖRT DÖRTLÜK

18.DÖRT DÖRTLÜK 

19.DÖRT DÖRTLÜK

20.DÖRT DÖRTLÜK

21.DÖRT DÖRTLÜK 

22.DÖRT DÖRTLÜK

23.DÖRT DÖRTLÜK

24.DÖRT DÖRTLÜK 

25.DÖRT DÖRTLÜK

26.DÖRT DÖRTLÜK

27.DÖRT DÖRTLÜK 

28.DÖRT DÖRTLÜK

29.DÖRT DÖRTLÜK

30.DÖRT DÖRTLÜK

 

 MANİLER 

 

Ramazan geldi eyvallâh

Rahmet gönderdi Allâh

Hoş geldin gözümüz aydın

Hoş geldin bârekâllâh!..

 

Ramazan’ın evveli

Rahmetin şefkât eli

İftar, Terâvih, Sahur

Coşkusuna ermeli

 

Bu gece ayın evveli

Açıldı İslâm’ın gülü

Geldi Mübârek Ramazan

Mesrûr etti cân ü dili

 

Şükür bu aya girdik

Akşam hilâli gördük

Sevinçlere garkolup

Yüzü secdeye sürdük

  

Onbir ayın sultânı

Kıymetlidir her ânı

Hoş geldin ey Ramazan

Süslüyorsun cihânı

 

 

Ramazan ikinci gün

Mümine şenlik, düğün

Gelsin mukâbeleler

Sabah-akşam, üç öğün

 

Ramazan’ın üçüdür

Îmânımız güçlüdür

Sahur sevdâ bahçesi

İftar Cennet gülüdür

 

Bu gün orucun dördü

Bitmez insanın derdi

Rabbimiz derman için

Ramazan'ı gönderdi

 

Ramazan’ın beşine

Toprağına taşına

İftar, Terâvih, Sahur

Düştüm sevdâ peşine

  

Ramazan’ın altısı

Ramazan gül tatlısı

Reyyâna doğru koşar

Seherlerin atlısı

 

Ramazan’ın yedisi

Gitti dörtte birisi

Misâfir aceleci

Çabuk geçer gerisi

 

Ramazan’ın sekizi

Ay güneşin ikizi

Yağdırır nurlarını

Olur Reyyân denizi

 

Ramazan’ın dokuzu

Barışık kurtla kuzu

Sarsın kardeşlik rûhu

Kuşatsın yurdumuzu

 

Ramazan’ın onudur

İlk dilimin sonudur

Rahmetten mağfirete

Necât  esas konudur

  

Ramazan’ın yirmisi

Kadir bundan gerisi

Gezer gecelerinde

Ev ev cennet perisi

 

Ramazan’ın hilâli

Güzelliktir her hâli

Tutunmayanın olmaz

Doğrulmaya mecâli

 

Deniz suyu serindir

Ufukları derindir

Bir tek hurma da olsa

Bir mü’mini sevindir

  

Bu ayın başı rahmet

Ortasında mağfiret

Necat bulur sonunda

Cehennemden bu ümmet

 

Bağda gördüm kekliği

Üzdü beni tekliği

Nedir doymayanlardan

Mîdelerin çektiği?

 

Kem sözden dilini tut

Orucun gülünü tut

Terâvihlere götür

Çocuğun elini tut

 

Ramazan sultan bize

Rahmet-i Rahmân bize

Cennet nîmetleriyle

Dopdolu harman bize

 

Müminler oruç tutar

Kâlpleri hep bir atar

İnanan gönüllere

Ramazan coşku katar

 

İşte geldim kapınıza

Selâm verdim yapınıza

Selâmımı almaz isen

Daha gelmem kapınıza

 

 Ramazanın davulu

İçinde mani dolu

Bahşişleri bol verir

Beyim bir ağa oğlu

 

Dömbeleğe nem indi

Yüreğime gam indi

Sahur sahur koşarken

Pabuçlarım delindi

 

Evlerinin önü mersin

Yolum gider tersin tersin

Küçük beyden bahşiş aldım

Allâh uzun ömür versin…

 

Ramazan’ın dördü mü?

Hilâlini gördün mü?

Sahurun melekleri

Saçlarını ördü mü?

 

Irmaklar dolu çakıl

Oruç tut, namazı kıl

Kullukta gayretli ol

Var ise sende akıl

 

Ramazan vefâ şehri

Zevk ile sefâ şehri

Bîçâre gönüllerin

Mânevî şifâ şehri

 

Dede torun elele

Gidiyorlar câmiye

Çocuklar kaçışıyor

Arkada güle güle

 

Misâfirim nazlandı

Börek diye sızlandı

Tam bir sini yedi de

Ondan sonra uslandı

 

Sokak yolu dar mıdır?

Minâresi var mıdır?

İftara kal diyorlar

Acep aslı var mıdır?

 

Balık oynar tavada

Herkes ayrı havada

Oruç tutmada değil

İş ona tutulmada

 

Oruç kendini tutmak

Tutup nefsi uyutmak

Orucu bozmazmış hem

Sabredip acı yutmak

 

Ramazan hatırına

Çıktım sahur turuna

Ses kısıldı, bakmayın

Davulcu kusuruna

 

Sofralar donatırsın

Mîdeyi boylatırsın

Fazla ileri gitme

Orucu çatlatırsın

 

Duvardan kedi atladı

Bekçinin ödü patladı

Merak etme bekçi baba

Bey kesesini yokladı

 

Ayağında ıskarpin

Duyamadım ne dedin

Ramazan ikram ayı

Dolu olsun hep cebin

 

İstanbul’dan gelen katar

Kamçısını göğe atar

Benim ağam çok cömerttir

Çifte onluk birden atar

 

Eski câmi direk ister

Onarmaya yürek ister

Benim karnım toktur ammâ

Arkadaşım börek ister

 

Günâh olsa da yığın

Yine sen O’na sığın

Gazâbını geçmiştir

Rahmeti Rabbımız’ın

  

Nâra atar mı seni?

Nûra katar mı seni?

Sen mi oruç tutarsın

Oruç mu tutar seni?

  

Ramazan bir bahara

Benzer gelse de kara

Gecelerin kadrini

Son on gününde ara

 

Dömbeleğim teneke

Koşarım seke seke

Cebimde fındık vardı

Bitirdim çeke çeke

 

Bak bülbül sadâsına

Şükreder Hüdâsına

Âşıklar boyun eğmiş

Yalvarır  Mevlâsına

 

Gökyüzünün melekleri

Devran eder felekleri

Bu ayda ikrâm edenin

Zâyî olmaz emekleri

 

Ramazan aşk şehridir

Mâneviyât nehridir

Arıtır gönülleri

Sonu Cennet mührüdür

   

Kalkmazsan kırılırım

Eşikte kıvrılırım

Yine bahşiş gelmezse

Kahrolur, yıkılırım

 

Dömbeleğin zılgıtı

Dolaşırız çat kapı

Tüm apartman uyandı

Bir tek kaldı alt katı

 

Hava sıcak terlerim

Birçok mâni derlerim

Bu akşam dâvetim var

Sizleri de beklerim

  

Mutfakta soğan doğrar

Bekârlığa tövbekâr

Beyim yufka yürekli

Gözyaşı döker, ağlar

  

Şu sokağa varayım

Tam başında durayım

Bu defâ da duymazsa

Kapıyı mı kırayım?

 

Fındık kurur çeç olur

Müminler güleç olur

Bahşişimi ver beyim

Yoksa bayram geç olur

 

 Baklava sini sini

Görmedim gibisini

Başka bahşiş istemem

Verseler birisini

 

Göz aydın hepimize

Mübârek günler bize

Onbir ayın sultânı

Hoş geldin evimize

 

Bu gece ayın evveli

Açıldı İslâm’ın gülü

Geldi Mübârek Ramazan

Mesrûr etti cân ü dili

 

Eriştik Ramazan’a

Şükür kavuşturana

Bu ayda oruç tutmak

Huzur verir insana

 

Ramazan hoş misâfir

Bize çok değer verir

Yazar beratımızı

Cennetlere gönderir

 

Hakk’ın bize ihsânısın

Hem ayların sultânısın

Sen bir saâdet kânısın

Ey mâh-ı sultân merhabâ

 

Hoş geldin kutlu misâfir

Kâlbimiz senin haydi gir

Arındır tüm lekelerden

Bırakma rûhumuzda kir

  

İşte geldim kapınıza

Selâm verdim yapınıza

Selâmımı almaz isen

Daha gelmem kapınıza

 

Nine nine kalksana

Pencereden baksana

Kalkmazsan koca nine

Zor çıkarsın akşama!

 

Evlerinin önü mersin

Yolum gider tersin tersin

Küçük beyden bahşiş de aldım

Allâh uzun ömürler versin…

Güm, güm be de güm güm…

 

Câmide arkadaşlar

Kaynaşır coşku başlar

Rahmet ayıdır bu ay

Gözlerden yağar yaşlar 

 

İşte geldim ekim büküm

Sırtımda davuldur yüküm

RamazânıŞerîf hayrola

Cümleye selâmünaleyküm

 

Sokak yolu dar mıdır?

Minâresi var mıdır?

İftara kal diyorlar

Acep aslı var mıdır?

 

Ramazan hatırına

Çıktım sahur turuna

Ses kısıldı bakmayın

Davulcu kusuruna

 

İstanbul’dan gelen katar

Kamçısını göğe atar

Benim ağam çok cömerttir

Çifte onluk birden atar!

 

Ezanlar hep okundu

İftarlığım lokumdu

Aç karnına çok yedim

Bana biraz dokundu!

 

Eski câmi direk ister

Onarmaya yürek ister

Benim karnım toktur ammâ

Arkadaşım börek ister!

 

Günâh olsa da yığın

Yine sen O’na sığın

Gazâbını geçmiştir

Rahmeti Rabbımız’ın

 

Davulum gündüz yatar

Gece durmaz, tur atar

Hayâlinin peşinden

Tozu dumana katar!

 

Karşıma fener geldi

Aklıma neler geldi

Börek bekledim ammâ

Sofraya döner geldi

 

Şekerim var ezilecek

Al tülbentten süzülecek

Bekletmeyin ah efendim

Çok kapım var gezilecek

 

Mâni mâni üstüne

Mâni başım üstüne

Davulcu diller döker

Biraz börek kastına

 

Davulum gündüz uyur

Gecede güm güm vurur

Sen de bir şey atmazsan

Dilim-damağım kurur!

 

Bak bülbül sadâsına

Şükreder Hüdâsına

Âşıklar boyun eğmiş

Yalvarır  Mevlâsına

 

Gökyüzünün melekleri

Devran eder felekleri

Bu ayda ikrâm edenin

Zâyî olmaz emekleri

 

Herkes uykuya daldı

Uyku evleri aldı

Sizleri uyandırmak

Biz çocuklara kaldı

 

Akşamdan pilâvı pişirdim

Gene karnımı şişirdim

Çok mani diyecektim ama

Defteri yolda düşürdüm

 

Halayıklar halayıklar

Ocak başında uyuklar

Davul sesini duyunca

Pirincin taşın ayıklar

 

Ne uyursun, ne uyursun

Bu uykuda ne bulursun?

Kıl namazı, tut orucu

Tüm dertlerden kurtulursun

 

Su içtim serinledim

Derde düştüm inledim

Takvimde okuyunca

Büyük sözü dinledim

 

Güm güm kapı çatlayacak

Sahur vakti atlayacak

Uyanın ey uykucular

Davulumuz patlayacak

 

Hava sıcak terlerim

Birçok mâni derlerim

Bu akşam dâvetim var

Sizleri de beklerim

 

Ne yaptıksa olmadı

Kimse bizi duymadı

De uyanın komşular

Daha mânî kalmadı!

 

RAMAZAN-NÂME

 

Rahmetiyle gelir hep

Ne güzeldir Ramazan!

Mü’minde hayâ, edep

Ne güzeldir Ramazan!

 

İftar, Terâvih, Sahur

Müslüman olgun, vakûr

Her yer, her yanda huzûr

Ne güzeldir Ramazan!

 

Akşam, top sesi bekler

Püfür püfür yemekler

Hep bizimle melekler

Ne güzeldir Ramazan!

 

Gürül gürül mü’minler

Coşar hep müezzinler

Salavâtlar, âminler

Ne güzeldir Ramazan!

 

Fitre ve zekât ayı

Yardımda yoktur sayı

Şenlendirir dünyâyı

Ne güzeldir Ramazan!

 

Çocuklar neş’e dolu

İşgâl(!) ederler yolu

Kaplarlar sağı-solu

Ne güzeldir Ramazan!

 

Oyunlar çeşit çeşit

Cıvıltıyı duy, işit

Oruçta herkes eşit

Ne güzeldir Ramazan!

 

Terk edilir kem sözler

Aşka boyanır özler

Mânâ seyrinde gözler

Ne güzeldir Ramazan!

 

Evde-köyde muhabbet

Kutlu ayında ümmet

Bayram ediyor millet

Ne güzeldir Ramazan!

 

Bin aydan hayırlı bir,

Gece Leyle-i Kadir

Hak, bu ayda vermiştir

Ne güzeldir Ramazan!

 

Hak gönderdi Kur’ân’ı

Boldur bize gufrânı

Onbir ayın sultânı

Ne güzeldir Ramazan!

 

Gider bir gün, akşamla

Bırakır bizi gamla

Hediyesi bayramla

Ne güzeldir Ramazan!

 

Kadrini hep bilmeli

Gerçek mü’min olmalı

Ebediyen gülmeli

Ne güzeldir Ramazan!


KADİR-NÂME 

Leyle-i Kadirdir Kur’an’da adı
Bu gece bir “kadir bilme” gecesi
Mevlâ’nın kullardan budur murâdı
Varlığın farkında olma gecesi…


Âlemler içinde özge âlemsin
Kâinâtın göz bebeği âdemsin
Hayat bir defterdir, sen de kalemsin
Aşk mürekkebiyle dolma gecesi…


Bin aydan hayırlı; selâm, selâmet
Rabbini bilmek, kerem; kerâmet
Rahman, kullarına eder merhamet
Bağış kapılarını çalma gecesi…


Ümitsizlik yok; aslâ, bir defâ
Kaçarak eyleme kendine cefâ
Hadi koş, katıl; sen de bir safa
Rahmet deryâsına dalma gecesi…


Ne kadar olsa da, cürmün-günâhın
Af kapısı dâim, açık Allâh’ın
Tavrını örnek al Rasûlullâh’ın
Huzur’da kendini bulma gecesi…


Ramazan âdetâ Nûh’un gemisi
Cehennemden necat, en ilerisi
Sen hele bir yönel, gelir gerisi
Fecre dek secdede kalma gecesi…

Terk et yanlışları, yönel Allâh’a
Dönmemeye azm’et aslâ bir daha
Kimin garantisi var ki sabâha?
Tevbeyle kirleri silme gecesi…


Nûrânî, verirken ele talkını
Uyarırken milletini, halkını
Unutma dâvânı, kendi ülkünü
Şeytana, hem nefse çelme gecesi…


Bir fırsat iklîmi, nur bereketi
Arınma çarşısı, aşk hareketi
Bulmak için en sonunda cenneti
En başa, en önde gelme gecesi…


Filistin, Arakan, Sûriye, Kerkük
Her taraflar yıkık, her taraf dökük
Beşer kan ağlıyor, boyunlar bükük
Gözlerin çağlayıp, dolma gecesi…


Bu gece herkese mübârek olsun
İnsanlık selâmet, saâdet bulsun
Gözümüz, gönlümüz nurlarla dolsun
Kâlpleri sevdâya salma gecesi...


İşte budur sözün özü-özeti
Hakk'a kulluktadır ömrün lezzeti
Murâd ediyorsan hakta izzeti
İşte kullara, yükselme gecesi...


Nasip olsun felâh cümle ümmete
Rabbim nusret versin halka millete
Zevâl vermesin; ülkeye, devlete;
Duâlarda birlik olma gecesi...


Toplam 2 Blog, 1 Sayfada Gösterilmektedir.
[1]

En Çok Okunanlar Son Yorumlananlar Hakkımda
POPÜLER MASONLAR ORDUDA (6131)
AKROSTİŞ YAZILARI (5019)
FOTOĞRAF-NÂME (4707)
EYMÜR-NÂME 1 (4198)
EYMÜR-NÂME 3 (4170)
EYMÜR-NÂME 2 (3978)
MODA-NÂME (3973)
Nûri KAHRAMAN (3614)
Bedford-nâme (3526)
BAYRAMLAŞALIM DOSTLAR! (3514)
ÜÇ ÖZTÜRK, BİR MEVLÂNÂ.. (1)
CHP-NÂME (1)
GACAROĞLU AHMET EFENDİ (1876-1962) (1)
FOTOĞRAF-NÂME (4)
37 YIL ÖNCESİ, KÖYDE BU GÜN.. (1)
NASIL BİR İL BAŞKANI? (1)
ERKAN TEMİZ BEYİN TELEFONU (1)
BİZ DE İMAM-HATİPLİYİZ Sn. ADİL AKYURT (1)
MODA-NÂME (3)
AKROSTİŞ YAZILARI (4)
 

Www.GirdapTasarim.Com Tarafından Hazırlanmıştır...